Anasayfa / Makaleler / Düşünce ve Araştırma / İmamların Kerbela Matemi

İmamların Kerbela Matemi

Hiç şüphesiz İmamların döneminde de bu tür matem merasimleri düzenleniyordu; buna örnek olarak, sadece tarihten az bir kesiti nakletmeye çalışacağız:
1- Haşimoğullarının İmam Hüseyin için yaptıkları matem merasimini İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Aşura faciasından sonra Haşimoğullarından, hiçbir kadın sürme çekmedi, kına yakmadı ve İbni Ziyad’ın helaketine kadar hiçbir evden, yemek pişirildiğini gösteren duman çıkmadı. Hepimiz kanlı Aşura hadisinden sonra hep gözü yaşlıydık.”

2- İmam Seccad’ın (a.s) matem tutması: Bu olaydan sonra İmam Seccad’ın hüznü o kadar büyük idi ki sürekli ağlamaktaydı. İmam; amcası, kardeşleri, halaları ve bacılarının başına gelen bu musibetleri her zaman acıyla anmaktaydı. Öyle ki bir bardak su getirdiklerinde bile ağlamaya başlıyordu ve şöyle buyurmaktaydı: “Ben bu suyu nasıl içeyim, oysa Peygamber’in (s.a.a) oğlunu susuz öldürdüler. Ne zaman Fatıma evladının şehadetini hatırlasam ağlamaklı oluyorum.”

İmam Sadık (a.s) buyuruyor: “Ceddim Ali bin Hüseyin (a.s), ne zaman İmam Hüseyin’i (a.s) hatırlasaydı mübarek sakalları ıslanana kadar ağlıyordu, etrafındakilerde İmam’ın bu halini görüp ağlamaya başlıyorlardı.”

3- İmam Muhammed Bakır’ın (as)  matem tutması: İmam Bakır(as) Aşura gününde yas merasimi düzenleyip İmam Hüseyni’nin (as) başına gelen musibetler için ağlıyordu. Bu merasimlerin birinde Kumeyt şiir okuyordu, bir mısrasında lütfle öldürüldü, dediği zaman İmam (a.s) daha şiddetli ağlamaya başladı, sonra şöyle buyurdu: “Kumeyt eğer bir sermayem olsaydı, bu şiirin karşılığında sana verirdim. Lakin senin mükâfatın Peygamber’in (s.a.a) Hisan bin Sabit için ettiği duadır, sen her zaman biz Ehlibeyt’i savunmada Cebrail’in onayıyla olacaksın.”

4- İmam Sadık’ın (a.s) matem tutması: İmam Musa-i Kazım (a.s) şöyle buyuruyor: “Muharrem ayı başladı mı, artık babam asla gülmüyordu, hep hüzünlüydü sürekli yanaklarından gözyaşı dökülüyordu. Muharremin onuncu günü gelip çattığında ise, babamın üzüntüsü kat kat artmaktaydı, daima ağlıyordu ve şöyle diyordu: “Bugün ceddim Hüseyin bin Ali’nin şehit olduğu gündür.”

5- İmam Musa-i Kazım’ın (a.s) matem tutması: İmam Rıza’dan (a.s) şöyle nakledilmektedir: “Muharrem ayı başladı mı, kimse babamı Aşura gününe kadar gülerken görmemiştir. Aşura gününde tamamen hüzünlü, kederli ve üzüntülüydü sürekli ağlamaktaydı, şöyle buyuruyordu:  Böyle bir günde Hüseyin’i öldürdüler.”

6-İmam Rıza’nın (a.s) matem tutması: İmam Rıza (a.s) İmam Hüseyin’in mateminde çok fazla ağlıyordu, öyle ki şöyle buyurmuşlardır: “Hüseyin’in (a.s) bu musibetli ve acılı günü, göz kapaklarımı yara etti, sürekli gözyaşlarımı döker oldu.”

Dubel, bir gün İmam’ın (a.s) huzuruna vardı, İmam ona şiir okumak ve İmam Hüseyin’e ağlamak hakkında şöyle buyurdu: “Ey Dubel Kim ceddim Hüseyin’e (a.s) ağlarsa, Allah O’nun günahlarını bağışlayacaktır. Bu esnada, İmam (a.s) ailesiyle, bulunanlar arasına bir perde çekerek, İmam Hüseyin’in (a.s) musibetlerine ağlama merasimi düzenledi ve sonra Dubel’e şöyle buyurdu: Kalk, İmam Hüseyin (a.s) için mersiye oku, yaşadığın sürece bizim mersiyecimiz ve yardımcımız ol, gücün yettiği sürece bize yardımdan geri kalma.”

Dubel gözlerinden yaş aktığı bir halde mersiye okumağa başladı ve İmam Rıza (a.s) ile ailesinin ağlama sesleri yükseldi.

7- İmam-ı Zaman’ın (a.f)  matem tutması: Rivayetlerden anlaşıldığı üzere İmam Mehdi (a.f) gıybet ve zuhur döneminde İmam Hüseyin’e ağlamaktadır. İmam Mehdi (a.f),Hz. Hüseyin’e (a.s) hitap ederek şöyle buyuruyor: “Her ne kadar felek beni geciktirdiyse ve ben senin yanında olup düşmanlarına karşı savaşamasam da, şimdi her sabah ve akşam sana ağlıyorum, gözyaşı yerine çektiğiniz acılar için, kan gözlerimden akıyor, bu facia karşısında derinden ahlar çekiyorum.”

Senin mateminde gönülden ağlıyorum,
Nil’den Fırat’tan bile çok ağlıyorum,
Gözyaşım kurusa bile kıyamete kadar,
O zaman gözyaşı yerine hep kan ağlıyorum.

Hakkında elmustafa

Diğer Bir Makale

Peygamber’in (s.a.a) Ümmetine Şefkati

Halkla güler yüz ve sevgiyle karşılaşırdı. Herkese hatta çocuklara bile selam vermede öncülük ederdi. Halkla …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir