Anasayfa / Makaleler / Son Osmanlı Mersiyehanı Sebilci Hüseyin Efendi

Son Osmanlı Mersiyehanı Sebilci Hüseyin Efendi

Mersiyeleri günümüze kadar ulaşan Sebilci Hüseyin Efendi, Osmanlı’nın Cumhuriyet’e intikâl eden son mersiyêhânı olarak kabul görmektedir

Mersiye için diyebiliriz ki; Kerbela vakasını işleyen, Ehlibeyte ve On İki İmamlara bağlılığı, sevgiyi dile getiren bir şiir türüdür.

Özelikle Muharrem Ay’ı boyunca söylenen ve Ehlibeyt taraftarlarının olduğu her coğrafyada ve her dilde söylenen ağıtlar bütünüdür mersiyeler.

Mersiyelerde zalim olana, haksız olana bir öfke vardır. Yine mazlum olana, haklı olana bir sevgi ve sempati vardır.

Mersiyeleri salt ağıt boyutuyla algılamak eksiklik olur. Mersiyeler bu noktada bilinç taşımasıdır. Aynı zamanda ne kadar da zaman geçmiş olursa olsun iyinin unutulmayacağının ve kötünün, zalimin her daim lanetleneceğinin göstergeleridir. Edebi açıdan, Ehlibeyte bağlı olanlar için bir edebi zenginliktir.

Divan edebiyatında ölen bir kimsenin yiğitliğini, cömertliğini iyiliğini, yaptıklarını övmek ve ölümünden duyulan acıyı dile getirmek için yazılan şiir türüne mersiye adı verilir. Kutsal günlerde, ölüm törenlerinde mersiye okuyan kişiye de mersiyehan denir.

Sebilci Hüseyin Efendi

İcra ettiği “sebilcilik” mesleğinde şöhret bulmasıyla birlikte adı her yerde “Sebilci” şeklinde anılagelmiş Hüseyin Okurlar, Osmanlı-Türk Tasavvuf kültürünün günümüze intikali hususunda önemli kültür köprülerimizden birisi olarak adını tarihin tozlu raflarında saklamaktadır. Günümüzde kültür tarihi açısından hatıraları tozlanmış ve incelenmeyi bekleyen birçok insan gibi Sebilci Hüseyin de araştırılmamış ve kendisi hakkında neredeyse hiçbir derleme gerçekleştirilmemiştir.

Sebilci’nin sahip olduğu kabiliyetlerinin en müstesna olanı şüphesiz ki mersiyehânlığıdır. Ölüm matemi için okunan bu eserler hususunda sahip olduğu bilgi birikimi onu, yetiştiği çevrede adeta tek isim olarak tanıtmış olup özellikle Kerbelâ matemi ile ilgili okuduğu Hz. Hüseyin Efendimiz ile ilgili mersiyeler, birçok Ehl-i Beyt aşığının kalbini yakmıştır. Sebilci bu mersiyeleri okudukça yanan kalpler ona daha da hürmet göstermiş, son dönemde Muharrem ayı denince akla gelen ilk isim Sebilci Hüseyin Efendi olmuştur.

Sebilci’nin bıraktığı eşsiz miras bugün unutulmaya yüz tutmak ile birlikte yurdumuzun dört bir yanında bıraktığı sevenleri tarafından da yaşatılmaya çalışılmaktadır. Öğrencilerinden onun tavrını sürdüren Celal Yılmaz Efendidir. Sebilci 1975 yılında 82 yaşında vefat etti. Kabri Karacaahmet’te mescidin bulunduğu adadadır.

Sebilci Hüseyin Efendi’nin Hz.Hüseyin için okuduğu en bilinen mersiyeleri “Ehl-i Hakkı, Teşne Lebler ve Zalimler” isimleriyle günümüze ulaşmıştır. Sebilci’nin okuduğu her mersiye dinleyenlerin kalbine işlemiştir:

Abidan-ı Mustafayız biz Hüseynilerdeniz,
Aşıkan-ı Murtazayız biz Hüseynilerdeniz.
Başımız top eyledik şah-ı şehidin aşkına,
Can feda-yı Kerbelayız biz Hüseynilerdeniz.
Nola mecruh eylese a’da bizim endamımız,
Mest-i sahba-yı cefayız biz Hüseynilerdeniz.
Tir-i ta’n-ı zahide kıldık hedef biz sinemiz,
Hamil-i derd u belayız biz Hüseynilerdeniz.
Ateş-i hubb-ı imamin ile yansın cismimiz,
Suz-ı aşka mübtelayız biz Hüseynilerdeniz.
Hamse-i ehl-i kisadır serde tac-ı fahrimiz,
Derviş-i bab-ı rızayız biz Hüseynilerdeniz.
Hacı Bektaş Velidir pirimiz Hilmi Dede,
Bende-i al-i abayız biz Hüseynilerdeniz.

Hakkında elmustafa

Diğer Bir Makale

Hz. Âdem’in (a.s) Masumiyeti

Soru: Peygamberlerin masumiyetine karşı olan kimselerin en çok ileri sürdükleri delillerin başında, Hz. Âdem’le ilgili olay …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir